İstanbul’da, Türk-Alman Üniversitesi ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) ortaklığında “65. Yılında Türkiye-Almanya İşgücü Anlaşması Sempozyumu” gerçekleştirildi. YDYO Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte, 1961 yılında imzalanan anlaşmanın ardından başlayan göç süreci ve iki ülke arasındaki ilişkilerin dünü, bugünü ve geleceği masaya yatırıldı.
Sempozyumun açılışında konuşan Türk-Alman Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Leyla Coşan, 1961 tarihli anlaşmanın iki ülkenin toplumsal, kültürel ve siyasal dokusunu şekillendiren çok katmanlı bir dönüşüm olduğunu vurguladı. Coşan, göçün sadece tarihsel bir olay değil, bugünü ve geleceği biçimlendiren stratejik bir araştırma alanı olduğunun altını çizerek, bu sürecin edebiyattan siyasete kadar geniş bir yelpazede karşılık bulduğunu ifade etti.
Türk-Alman Üniversitesi Göç ve Uyum Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Enes Bayraklı ise 30 Ekim 1961’de başlayan sürecin milyonlarca insanın kaderini değiştiren bir insanlık hikayesi olduğunu belirtti. Bayraklı, “misafir işçi” statüsüyle gidenlerin bugün Almanya’nın kalkınmasında asli unsurlar haline geldiğini, Türkiye’nin ise bölgesel etkisi ve nitelikli insan kaynağıyla Almanya için stratejik bir ortak konumuna yükseldiğini kaydetti.
Güvenlik ve savunma iş birliğine de değinen Bayraklı, Türkiye’nin NATO içindeki kritik rolüne ve bölgesel krizlerdeki arabulucu kimliğine vurgu yaptı. Ayrıca, Almanya’da yaşayan yaklaşık üç milyon Türk kökenli vatandaşın, iki ülke arasındaki en güçlü ve kalıcı köprü olduğunu belirtti.
Etkinliğin devamında düzenlenen oturumlarda akademisyenler, göçün psikolojik boyutları, Almanya’daki Türk algısı ve medya temsilleri gibi konuları disiplinler arası bir bakış açısıyla inceledi. Prof. Dr. Hacı Halil Uslucan, göçün psikolojik bir kaynak olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtirken, ayrımcılığın bireyler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti.
Kaynak: Haberler.com