Gök gürültüsü, şimşek ve yıldırım gibi doğa olaylarının bir sonucu olarak ortaya çıkar. Elektrik boşalması sırasında hava, saniyenin çok küçük bir diliminde yaklaşık 30 bin santigrat dereceye kadar ısınır. Bu sıcaklık, Güneş’in yüzeyinden dahi daha yüksek bir değere ulaşarak havanın hızla genleşmesine ve bir şok dalgası oluşturmasına neden olur. Söz konusu şok dalgası, kulaklarımıza gök gürültüsü olarak ulaşan ses dalgalarına dönüşür.
Şimşek ve yıldırım nasıl oluşur?
Fırtınalar genellikle kümülonimbüs bulutlarında gelişir. Bulut içindeki buz kristalleri, dolu taneleri ve su damlacıklarının çarpışmasıyla pozitif ve negatif elektrik yükleri ayrışır. Yük farkı kritik seviyeye ulaştığında elektrik boşalması gerçekleşir. Bu boşalma bulutlar arasında yaşanırsa şimşek, bulut ile yer arasında meydana gelirse yıldırım adını alır.
Işığın hızı saniyede yaklaşık 300 bin kilometre iken, sesin havada yayılma hızı saniyede yaklaşık 340 metredir. Bu hız farkı nedeniyle şimşek çaktığı anda görülse de gök gürültüsü daha geç duyulur. Şimşeği gördükten sonra gök gürültüsünü duyana kadar geçen saniyeyi 3’e bölerek fırtınanın kilometre cinsinden yaklaşık uzaklığını hesaplamak mümkündür.
Gök gürültüsünün şiddeti ve süresi, şimşeğin izlediği yola ve sesin çevredeki binalar, dağlar veya bulutlar tarafından yansıtılmasına göre değişiklik gösterir. Uzmanlar, gök gürültüsünün duyulabildiği her durumda yıldırım riski olduğunu hatırlatarak, açık alanlardan uzak durulması, kapalı alanlara sığınılması ve elektrikli cihazların fişten çekilmesi gerektiğini vurguluyor.
Kaynak: Haberler.com