Amerika Birleşik Devletleri’nde seçmenler, Kongre’nin hangi partinin kontrolüne geçeceğini belirlemek amacıyla sandık başına gidiyor. Yapılan seçimlerin sonuçları, Başkan Donald Trump’ın görev süresinin geri kalanında izleyeceği politikaların uygulanabilirliği açısından büyük önem taşıyor. Temsilciler Meclisi ve Senato’nun yanı sıra, birçok eyalette vali ve eyalet meclisi üyeleri de belirleniyor.
Florida Üniversitesi Seçim Laboratuvarı verilerine göre, TSİ 07.30 itibarıyla toplam 58 milyon 677 bin 62 kişi erken oy kullanma hakkını kullandı. Bu oyların 31,9 milyonu şahsen, 26,8 milyonu ise posta yoluyla verildi. Ülkede erken oy kullanma imkanı sunan eyaletlerin yaygınlaşmasıyla birlikte, seçmenlerin yüzde 97’si bu seçenekten yararlanabiliyor.
Seçim kampanyalarında hayat pahalılığı, göç politikaları ve sağlık sigortası maliyetleri gibi konular öne çıkıyor. Cumhuriyetçiler, Trump dönemindeki sınır denetimlerini ve ekonomi politikalarını savunurken, Demokratlar ise Kongre’de çoğunluğu kazanarak Trump’ın politikalarını denetlemeyi hedefliyor. Michigan gibi kritik bölgelerde ise yarışın başa baş geçtiği gözlemleniyor.
Seçimlerin ardından üç farklı senaryo ön plana çıkıyor. Demokratların büyük bir zafer elde etmesi, sınırlı kazanımlar sağlaması veya Cumhuriyetçilerin mevcut çoğunluğunu koruması ihtimaller dahilinde değerlendiriliyor. Özellikle Senato yarışının yakın geçtiği Ohio ve Maine gibi eyaletlerden gelecek sonuçların, seçmen eğilimine dair önemli ipuçları sunması bekleniyor.
İlk seçim sonuçlarının TSİ 02.00 itibarıyla gelmesi beklenirken, kesin tablonun netleşmesi rekabetin yoğunluğuna bağlı olacak. Sandıkların en son kapanacağı bölge ise Alaska olarak belirlendi. Seçimler sadece Kongre’nin yapısını değil, aynı zamanda kürtaj düzenlemeleri ve trans hakları gibi eyalet bazlı kritik konuları da doğrudan etkileyecek.
Kaynak: Haberler.com